Ortopedi ve Travma Hastalıkları

Kalça Artroskopisi

Kalça artroskopisi ile ilgili ilk araştırmalar 1930’lu yıllara başlamıştır. Bununla birlikte, 1980’lere dek bu prosedürün kalça tedavisi olarak önemli bir yere sahip olduğu ve uygulanmasının sonucundaki yararları anlaşılamamıştır. Kalça artroskopisi endikasyonları, sadece eklem içi koşulları değil, eklem dışı süreçleri ve periferik kalça sorunlarını da kapsayacak şekilde genişleyerek son 10 yılda oldukça yaygınlaşmaya başlamıştır. Prosedürlerin sonuçları oldukça farklı çıktılar vermektedir, uygulanması için gerçekleştirilen spesifik patolojik koşula bağlı olarak önemli ölçüde değişiklik gösterebilir. İlerleyen yaş ile birlikte kalça ekleminde oluşan, halk dilinde kireçlenme tıbbi terim olarak ise artrit olarak adlandırılan rahatsızlık bir çok sebebe bağlıdır.

        Kalça artroskopisinde en yaygın endikasyonlardan biri, femoroacetabular sıkışma ve buna bağlı labral yırtıklardır. Gevşek ve zayıf kemik yapısı, kondral patoloji, dejeneratif eklem hastalığı, avasküler nekroz, sinovyal hastalık, instabilite, internal ve external kalça kırıkları ve eklem sepsisinin hepsi literatürde kalça artroskopisi endikasyonları olarak ele alınmıştır. Kalça artroskopisinin, kalça abdüktör yırtığı ve diğer periferal ve posterior kompartman patolojik durumları gibi eklem dışı problemlerin tedavisinde uygulanması da büyük oranda yaygınlaşmıştır. Artroskopi, bazı vakalarda total kalça artroplastisi ve kalça yüzeyinin değiştirilmesi gibi tedavilerden sonra da uygulanmaktadır. Kalça artroskopisi sonrası iyi sonuçların alınması için hastaların çok dikkatli olması gerekmektedir. Sistemik hastalık, lokal yaralar ve enfeksiyon bu prosedür için kontrendike durumlardır. Kemik dayanımını etkileyen veya eklem hareketliliğini sınırlayan bozukluklar eklemin hareket kabiliyetini de doğrudan etkileyebilir. Kemik, prosedürün taşıma kuvvetlerine dayanabilmeli ve eklem distraksiyon ve manipülasyona izin verecek kadar hareketli olmalıdır. İleri artrit ve dejeneratif eklem hastalığı kontrendikasyonlara sahip olabilir ancak bir hastaya cerrahi tedavi uygulanmasına rağmen devam eden rahatsızlıklarının olabileceği ve iyileşme durumu tartışmaya açıktır. Kaydadeğer derece obezite, bazı hastalarda ki bu hastalar cerrahi ekipmanların kullanımı esnasında aletlerin fiziksel yeterlilik limitlerinin dışında kalan hastalardır, bu tür durumlarda kontrendikasyonlar görülebilir.

Bazı uzmanlar, bir virüsün veya bakterilerin, romatoid artrite genetik yatkınlığı olan insanlarda tetikleyebileceğine inanıyor. Bununla birlikte, hastalığın kesin nedeni bilinmemektedir. Birçok doktor romatoid artritin, eklem sinovyal dokusuna bağışıklık sisteminin saldırdığı bir otoimmün hastalık olduğunu düşünüyor. Romatoid artritin başlangıcı en sık orta yaşlı kadınlarda görülür.

Kategoriler
Ortopedi ve Travma HastalıklarıTravma - Ortopedi

Cevapla

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.