Ortopedi ve Travma Anatomi Bilgisi

İskelet Sistemimizi Tanıyalım

İskelet sistemi nedir ve vücudumuzda nasıl bir öneme sahiptir. Bunu kısa ve basit olarak açıklamak istersek; İskelet sistemi, tüm bedenimize inşaatta yer alan kolon ve kirişler gibi desteklik sağlayan, ayrıca içerisinde bulunan tüm organlara korunak ve barınak olan ve tüm binayı ayakta tutup hareketini sağlayan sistemdir. İskelet sistemi sadece kemiklerden değil, kemiklere ek olarak kıkırdak dokusu ve bağlardan oluşmaktadır. Şimdi iskelet sistemne kısa kısa girişler yapacağız.

İskelet sistemi sadece kemiklerden oluşmamaktadır.

İnsanın iskelet sisteminde normal koşullarda 206 adet kemik bulunmaktadır. Daha yakından bir incelemeye girersek mesela 32 adet de diş olduğunu görebiliriz. Tabiki sadee bunlar ile sınırlı değildir ve daha fazla yapıya sahiptir. İskelet sistemi kemiklerin haricinde kıkırdak yapısı ve bağları da içermektedir. Ligamentler, eklemlerin fonksiyonunu yerine getirmesi için gerekli olan yoğun ve lifli bağ dokularıdır. Kıkırdak ise kasdan daha sert kemikten ise daha yumuşak bir yapıya sahiptir. Kıkırdak, gırtlak ve burun gibi yapılara desteklik sağlar. Omurlar arasında ve femur gibi kemik uçlarında bulunmaktadır.

İskelet sistemi 206 kemikten oluşmaktadır.

Yukarıdaki kemikler yapıya destek olup korunaklık sağlarken aynı zamanda harekete yardımcı olur. Örneğin kafatası yüzü şekillendirir ve beyni korur. Göğüs kafesi kalbi ve ciğerleri korumaktadır. Omurga sistemi 30 dan fazla kemikten oluşmaktadır.

İskelet sistemi iç organları korumaktadır.

Beyin, kafatasının bir bölümünü oluşturan kemiklerle çevrilidir ve korunmaktadır. Kalp ve akciğerler torakal boşluk içerisinde bulunur ve darbelere karşı ön koruma ile çevrilmiştir. Vertebral kolon omuriliğe yapısal destek sağlar ve sinir sistemini korumaktadır.

Kaslar, sinir sistemi ve iskelet sistemi arasında ki iletişim vücuda hareket sağlar.

İnsan vücudundaki kaslar kemiklere bağlıdırlar. Kasda yer alan sinirler kasın hareket etmesini sağlarlar. Sinir sistemi aldığı emirleri iskelet kaslarına komutlar halinde gönderdiğinde, kaslar kasılır. Kaslarda oluşan bu hareket, kemiklerin arasındaki eklemlerde hareket yaratır.

Kemikler, aksiyel iskelet ve appendiküler iskelet isimleri altında gruplanırlar.

Apendiküler iskelet sistem hareketi kolaylığı sağlarken, aksiyel iskelet sistemi ise iç organların korunmasına yardımcı olur ve harekete destek görevini yerine getirir. Tüm iskelet yapısı, apendiküler iskelet (kemerler ve kollar) veya aksiyel iskelete (kafatası, vertebral kolon ve göğüs kafesi) aittir. Burada bahsi geçen apendiküer iskelet sistemi, vücut iskeletinin her iki tarafında yer alan, omuz kuşağı (köprücük ve omuz kemikleri), pelvis kuşağı (kalça kemikleri), kol ve bacak kemiklerinden oluşan bölümdür. Aksiyel iskelet sistemi ise,  kranyum ve yüz kemikleri, omurga, göğüs kemiği (sternum) ve kaburgalardan oluşan bölümdür.

Kemikleri beş farklı şekilde sınıflandırabiliriz.

İnsan iskelet sisteminin kemikleri şekli ve fonksiyonları itibari ile beş kategoriye ayrılır. Femur ve tibia uzun kemiğe örnektir. Frontal kemik düz bir kemiktir. Diz kapağı olarak da bilinen patella, sesamoid kemiktir. Karpal (elde) ve tarsal (ayakta) bulunan kemikler kısa kemiklerin örnekleridir. Bir de düzensiz yapıya sahip kemikler vardır. Bunlara örnek olarak da omurga da yer alan vertebrayı örnek gösterebiliriz.

Uzun kemik 3 özellikli yapısal bileşene sahiptir.

Uzun bir kemiğin dış kısmı, süngerimsi kemiği çevreleyen kompakt, sert ve sağlam bir kemik tabakasından oluşur. Sügerimsi kemik yapısı onu çevreleyen kortikal kemik yapısına göre daha yumuşak ve gözenekli yapıdadır. İsmi ile bütünleşen sünger kelimesi de kemiğin yapısını gözel bir şekilde öetlemektedir. Ayrıca kemiğin içinde sarı kemik iliği dolu bir medüller boşluk bulunur. Bu bölüme intramedüller kanal adı verilmektedir.

Bazı kemikler kırmızı kan hücreleri üretmektedirler.

Kırmızı kemik iliği, bazı kemiklerde süngerimsi kemik dokusu ağlarında bulunan yumuşak dokudur. Yetişkinlerde, kranium, vertebra, skapula, göğüs kafesi, kaburga, pelvis kemikleri ve büyük uzun kemiklerin epifizal uçları kan hücreleri üretmektedir.

Bazı eklemler hareket etmezken bazıları çok az bazıları ise çok harekete sahiptir.

Eklemleri sınıflandırmanın yolu hareket aralıklarıdır. Oynamaz eklemler arasında kafatasının birleşim noktaları, dişler ile mandibular arasındaki eklemler ve kaburga kemikleri ve göğüs kafesi arasında yer alan eklem bulunur. Bazı eklemler ise az oynar yapıya sahiptirler; örnek olarak, tibia ve fibula arasındaki distal eklem ve ya vertebralar arasındaki eklemlerdir. Çok oynar eklemler (omuz, bilek, kalça ve ayak bilekler) üst ve alt ekstremitelerde bulunur.

Bebekler yetişkinlerden daha fazla kemiğe sahiptir.

Bebek iskeleti, bir yetişkinin iskeletinden yaklaşık yüz kemik daha fazla taşır. Kemik oluşumu gebeliğin yaklaşık üç ayında başlar ve doğumdan sonra erişkinliğe kadar devam eder. Zamanla bir kemiğe füzyonu gerçekleşen birkaç kemik tek bir kemiği oluşturur buna örnek sakrumdur. Doğumda sakrum beş vertebradır ve aralarında disk vardır. Sakrum, dördüncü on yıla kadar kemiğe tamamen kaynaşır.

Kategoriler
Ortopedi ve Travma Anatomi BilgisiTravma - Ortopedi

Cevapla

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.